Üniversite okuma hayali olan iki genç kadın; biri Gülistan Doku biri Rojin Kabaiş. İkisi de çocuk gelişimi bölümü öğrencileriydi. Biri Van’da diğeri Dersim’de kayboldu.
Haber- Dilan Şimşek
Rojin’in cansız bedeni bulundu. Gülistan hala kayıp. Kabaiş’in ailesi yas tutabilecekleri bir mezara sahip olduğu için “şanslı”. Doku ailesi 5 yılı aşkın süredir ya bir mezar ya da kızlarından bir iz için mücadele ediyor çünkü Gülistan öldü mü hayatta mı o bile bilinmiyor.
İHMALLER ZİNCİRİNİN İLK HALKASI
Yakın tarihten uzağa anlatmak gerekirse, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, şehre gideli yalnızca 3 gün olmuşken kaldığı üniversite yurdundan çıktı. Akşam saatlerinde odasına geri dönmedi. İhmaller zincirinin ilk halkası daha o gece oluştu. Baba Nizamettin Kabaiş’e 18 saat sonra haber verildi. Rojin kaybolduğu gece kentte aranmadı. Belki o gece çalışmalar başlasa şimdi başına ne geldiğini öğrenebilecektik. Dahası Rojin aramızda olabilirdi…
CANSIZ BEDENİ GÜNLER SONRA BULUNDU
Rojin Kabaiş’in cansız bedeni 15 Ekim’de Molla Kasım Köyü’nde bulundu. Daha otopsi bile yapılmamıştı. Babasına “intihar etti” denildi. Tıpkı Dersim’de bir köprüden kendini attığına Doku ailesini inandırmaya çalıştıkları Gülistan gibi… Aylar süren belirsizlik, iktidar medyasından bilinçli olarak yapılan yönlendirme haberler, aileyi suçlayan sosyal medya paylaşımları. Bir kadının şüpheli ölümünden ve devlet kurumlarının ihmallerinden daha fazla konuşuldu. Rojin Kabaiş’in vajina içindeki ve göğsündeki erkek DNA’larının bulaş riski sonunda bertaraf edildi. Yani bu DNA’lar Rojin henüz ölmemişken bedenine geçmişti. Cinsel saldırı ihtimali günden güne kuvvetlendi.
1 YILDIR TEK ŞÜPHELİ YOK
1 yıldır şeffaf ve özverili bir araştırma yapmayan, potansiyel fail ya da faillere yönelik soruşturmanın başlatılmasında öncülük etmeyen Adli Tıp Kurumu yine sessiz. Gülistan’ın dosyasında olduğu gibi Rojin’in dosyasında da ancak yeni bir savcı atandıktan sonra yol kat edilebildi. Şeffaf ve özverili bir araştırma yapmayan mülki amirler birilerini mi koruyordu, yoksa iktidarın kadın politikalarının bir yansıması olarak mı bu kadar kayıtsız kaldılar bilinmiyor.
“Özel güvenlik bölgesi” ilan edilmiş kentlerde kaybedilmiş iki kadından, iki hayattan, iki umuttan geriye, “Gülistan Doku nerede?” ve “Rojin Kabaiş’e ne oldu?” soruları kaldı. Bir annenin feryadı Dersim’i, bir babanın adaleti arayışı Van’ı aştı. Kadınların, “her şüpheli kadın ölümü potansiyel bir kadın cinayetidir” yaklaşımındaki ısrarı bir kez daha haklılığını kanıtladı. Kaybedilen tüm kadınların akıbetini öğrenmek için bir kez daha sormak gerek.
Gülistan Doku nerede?
Rojin Kabaiş’e ne oldu?
